yeme-içme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yeme-içme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Kasım 2009 Salı

Reklam Yapıyorum

Mesai demek, her akşam saat 19.00 civarı ne yiyeceğiz demek. Hep aynı yerler, hep aynı lezzetler sıkıyor insanı ister istemez. Mesainin de sıkıcı olduğunu düşünecek olursak, yemek önemli!

4 yıldır Ortaköy civarını hatmettim işte size Ortaköy civarında yemek yenecek bir kaç iyi yer:
BİZCEKURU: Dereboyu Caddesinde. Kuru fasulyesi olağanüstü güzel. www.bizcekuru.com
SOYDAN KÖFTE: Dereboyu Caddesine paralel. Turşusu ve pideli köftesi harika. İşkembe çorbası da güzelmiş, ben içenlerin yalancısıyım. www.soydantursu.com.tr
KIRÇİÇEĞİ: Muallim Naci Caddesinde. Çorbaları şahane. Pideleri enfes. Çıtır kıymalı pidesi favorim. www.kircicegi.com.tr
MANTI EVİ: Sahilde. Çiğ böreği ve mantısı çok güzel. Paçanga böreğinin de hakkını yemeyeyim.
NEŞE: Sahilde. Menemeni çok meşhur. Pilavüstü kurusu İstanbul'un en iyilerinden. Tavuk suyuna çorbası harikaymış, ben içenlerin yalancısıyım çünkü onu da içmiyorum :)

25 Eylül 2009 Cuma

Leyleği Havada Gördüm

Yeni bir tatilin ardından yeniden merhaba! Sevgiliyle yapılan deniz ve güneş tatilinin ardından aileyle yapılan yurtdışı gezisi tadından yenmedi :) Ana-baba-kız Brüksel, Amsterdam ve Lüksemburg sokaklarını arşınladık. Geceleri ayaklarımızın ağrısından bir müddet uyuyamadık :) Ne de iyi yaptık. Gezmek gibisi var mı... İnsanın dünyası değişiyor...
Tatilden anlatacak bir sürü konu ve 165 fotoğrafla geri döndüm. Nasıl anlatsam nerden başlasam?
Önümde işler de yığılı bir dolu... En iyisi kısa bir girişgah yapayım ve ballandırma kısmını hafta sonuna saklayayım.
Öncelikle Brüksel şehri umduğumuzdan çok daha güzel, sakin, yeşil ve kolay bir şehir çıktı. İnce mimarisi her bir köşeden bizi selamlayan heykelleriyle açıkhava müzesi gibiydi. Otelimizin şehrin merkezine (Grand Palace) iki adım mesafede oluşu hayatımızı müthiş kolaylaştırdı.
Brüksel tam anlamıyla bir bira, çikolata ve midye cenneti. Herkes kova kova midye yiyiyor. Bizim de ilk yemeğimiz midye+patates+bira oldu. 10 Euro'ya yiyebileceğiniz bu menüdeki midyelerin lezzetini size anlatamam. Saydım ben tam tamına 52 midye yemişim. Beyaz şarap, kereviz sapı ve içinde başka ne olduğunu bilmediğim bu müthiş yemeği 10 parmağımı daldıra daldıra afiyetle yedim.
Zaten herkes deli gibi midye yiyor burada. Onun için insanın bir müddet sonra gözü doyuyor. Çikolata için de aynı şey geçerli. Her adım başı çikolata dükkanı olduğu için gözümüz doydu. Alıp da pek fazla çikolata yemedik.
Bira için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Binlerce çeşit bira olan bu şehirde hemen her fırsatta biz de bir tane içtik :) Hiç de gözümüz doymadı. Ama benim favorim kirazlı bira (Kriek). Müthiş bir lezzet. Tez zamanda Türkiye'ye gelir inşallah.
Bir de dantelleri çok meşhur bu şehrin ama bu konu benden ziyade annemin ilgisini çekti. Çünkü ben ziyadesiyle hoşlanmıyorum dantellerden.Bakın fotoğrafını bile kötü çekmişim zaten :)

11 Temmuz 2009 Cumartesi

ANGEL BLUE

Yengeç burcu kadını olarak en sevdiğim yerler daima deniz kenarları olmuştur. Denize girmem şart değil, görmem, koklamam ve hissetmem bile yeterli. Bambaşka bir ruh hali sarıyor içimi. İstanbul Boğazı'ndaki restoranlar, cafe ve barlar da bence dünyada eşsiz. Böyle bir şehirde yaşadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Ve hemen her Boğaz'a gittiğimde ruhumu yeniliyorum. 31. yaş doğum günümde de tercihim yine deniz kenarından yana oldu. Benim gibi denizi ve deniz mahsüllerini çok seviyorsanız size çok güzel bir mekan önereceğim: Baltalimanı'nda Angel Blue Restaurant. Biz de buraya dün akşam ilk defa gittik ama daha çok gitmeye kararlıyız. Mekanın konumu enfes, yemekleri muhteşem. Kalamar, karides, lakerda ve barbun bizden tam not aldı. Son zamanlarda gittiğimiz farklı yerlerdeki birçok balık restoranını sollayarak ilk sıraya geçti. Balık severlere duyurulur...