Nerede kalmıştık efendim? Koskoca 2 haftalık yaz tatilimizi bitirmiş, geriye bir gün bırakmış onunla da artık bir klasik haline gelen Bozcaada planı yapmıştık. Evet ta yaz başından Filizciğimle bir haftasonu pazartesini de alarak ada-şarap-deniz üçlemesi için sözleştik. 30 Ağustos günü güzel adamıza ayak bastık. Ege ile vedalaşmak için en güzel yerlerden biri Bozcaada. Özellikle de yaz sonunda soğuk suyu anca ısındığı için deniz sezonunu kapatmak için ideal bir yer. Bu sene suyu pek ısınmamıştı ama olsun :) Benim gibi deniz aşığı birini caydıramaz. Dona dona girdik ama mest olup çıktık diyebilirim. Yine kendine hayran bırakacak güzellikteydi Ayazma'nın suyu.
Akşam yeldeğirmenlerine günbatımına gittik elimizde bir şişe şarapla. Bu adaya kaçıncı gelişim ama ilk defa gitmek kısmet oldu oraya. Öyle soğuk ve rüzgarlıydı ki gözlerimizden yaşlar geldi. Kadehten kırmızı şaraplar uçuştu etrafa. Olsun varsın çooook güzeldi.
Geceleri deniz mahsüllerine adadık kendimizi. Karides, kalamar, midye... Bayılıyorum hepsine de. Üstelik 2 kişi planladığımız gezimize Filiz'in kardeşi Yeliz de gelince daha da bir güzel oldu. 3 kız yedik içtik sohbet edip eğlendik. 3 kız diyorum ama bir de habersiz misafirimiz varmış tüm ada boyunca bizimle. Bence o da kız ve hayatının ilk kızkıza tatilini şimdiden yaptı bile :) Son gün hava o denli bozdu ki denize girmeye bile cesaret edemedik. Aldık balıklarımızı kumsalda taşların üstünde balık pişirdik. Ne kadar lezzetliydi size anlatamam. Kısacası tadı damağımızda kalan bir tatil oldu.