
Efendim 2008 benim için önemli bir sene. 30'lu yaşların başlangıcı. Yani genç kızlık yıllarının bitişi, orta yaşa giriş filan falan. Doğa bugüne kadar benden yanaydı. Bugünden sonra alehime işlemeye başlayacak. Artık kendime, sağlıma daha çok özen göstermeliyim. Tabii sadece ben değil. Tüm sevgili arkadaşlarım için de geçerli bu söylediklerim. Çünkü hemen hepsiyle akranım. Kızlar size söylüyorum. 30'lu yaşlarda dolaşım sistemi tembelleşir, hücre değişimi yavaşlar, toksin birikimi artar. Vücudun fiziksel açıdan dorukta olduğu günler geride kalır. Azamî nabız düşer, düzenli antrenman yapılmadığı taktirde oksijen alım kapasiteleri de geriler. Öte yandan bu yaşlar nispeten genç sayılacak yaşlar. Eklemlerin hâlihazırda oldukları seviyedeki esnekliklerini korumak için 30’lu yaşlarda esneme çalışmalarına ağırlık vermek gerekiyor. Yani yiyip yiyip yatmak yok. Kaldırın popolarınızı...
Ocak ayına radikal bir karar alarak ve sigarayı bırakarak girdim. Ve sonuç müthiş. Azmin elinden bir şey kurtulmaz. Artık kendimi zehirlemek için para ödemiyorum. Darısı diğer dostlarımın başına.
Şubat ayına da esneme hareketleriyle gireceğim. Bundan sonra her gece düzenli olarak esneme egzersizleri yapacağım. Bu konuda Demet'in gönderdiği "Tibet'in Gençlik Pınarı" kitabının bana yardımcı olacağını düşünüyorum. Sonuçta spor da bir yaşam tarzı. her gün düzenli olarak yapmak gerekiyor.
Mart ayı için henüz bir hedef koymadım. Çünkü bir engeli aşmadan diğerini düşünmeyi sevmiyorum. Sigarayı bırakmaya uğraşırken, boğazını tutmak, üstüne de diyet yapmak bana göre değil. İnsan alışkanlıklarını kolay değiştiremiyor. Bu konuda Demet bir istisna. Onu taktir etmeden geçemeyeceğim. O da benim gibi sigarayı bıraktı, üstelik her gün spor ve diyet de yapıyor. Ayrıca Arda'yı da taktir ediyorum. "Ben de seninle birlikte sigarayı bırakacağım" dedi ve hiç zorlanmadan bıraktı. Üstelik benim gibi mızmızlanmadı da... Hadi kızlar darısı başınıza. Siz de artık kendiniz için bir şeyler yapın.